İŞTE HAYATTA HER TÜRLÜ
SIKINTIYI HAFİFE ALMAMIZI
SAĞLAYACAK BİR YAKLAŞIM...
HİÇ BİR ŞEY İÇİN ÜZÜLMEYİN...
Küçük şeyler !
Küçük şeyler!
11. Eylül İkiz Kulelere saldırı sonrası
binadaki firmalardan birinin
hayatta kalanlarla yapılan sabah
toplantısında güvenlik
görevlilerinin başı orada hayatta
kalabilenlerle ilgili şunlarıanlatmış;
O sabah;
- Firma müdürü o gün oğlu ana okuluna
başladığı için işe geç kalmış.
- Birinin o gün ofis kahvaltısına getirilecek
Donut'ları alma sırasıymış.
- Bayan elemanlardan birinin sabah
alarmı çalmamış.
- Biri kaza yüzünden trafiğe takılmış.
- Biri otobüsünü kaçırmış.
- Biri kıyafetini lekelemiş, üstünü
değiştirmek vakit almış.
- Birinin arabası çalışmamış.
- Biri telefonu cevaplamak için
geri dönmüş.
- Biri çocuğunu hazırlamakta zorlanmış,
geç kalmış.
- Biri taksi bulamamış.
Ama en etkileyicisi; biri o gün ofise
yeni aldığı ayakkabıları giymiş,
ayakkabı ayağını rahatsız etmiş
ve bir eczaneye uğramış,
yarabandı almak için !!!
Bu gün hayatta olma sebebi
olan bandı almak için...
Şu anda trafikte sıkıştığımda,
asansörü kaçırdığımda, bir telefona
cevap vermem gerektiğinde,
yani beni rahatsız eden küçük şeyler
olduğunda, Tanrının benim o anda
orada olmam gerektiğini istediğini
düşünüyorum.
Bir daha ki sefere, sabahınız tersliklerle
başladığında, çocuklarınız
giyinmek istemediğinde, arabanın
anahtarını bulamadığınızda, bütün
trafik ışıklarına takıldığınızda,
huzursuz olmayın, sinirlenmeyin.
Küçüçük terslikler,belki de o an
korunduğumuz için yaşanıyordur
ve biz
umarım küçük sıkıntılı anlarda
bunun olası nedenlerini hatırlarız ...
ALINTI
4/11/2009
22/8/2009
18/6/2009
8/5/2009
17/2/2009
BEBE YELEĞİ'NİN YAPILIŞI

52 ilmek başlıyoruz, 4 sıra haroşa örüyoruz, ipliğimiz etek kısmında iken 3 ilmek
saç örgüsü için 6 ilmek düz örüp haoşa ya devam diyoruz, son 5 ilmek kala geriye
dönüyoruz. sonraki sırada 7 ilmek kala daha sonra 9 ilmek kala geri dönüyoruz,
(aşağıdaki şema gibi ) bu arada saç örgüsünü de unutmuyoruz istediğimiz gibi
ayarlayabiliriz ben 8. sırada çaprazladım. yani saç örgüsü yaptım.
9 ilmek ___________________
7 ilmek __________________________
5 ilmek _________________________________
____________________________________________



başlarken dört sıra haroşayı da sayarsak yaka kısmındaki 9 sıra haroşadan
sonra kol ayırıp (21 ilmek) kol altından 3 ilmek artırıyoruz. toplam 24 ilmek. 3. bir
şiş yardımı ile kola başlıyoruz, tıpkı etek ucundaki gibi 3 ilmekten sonra saç
örgüsünü ayarlayıp yakada 5 ilmek kala geri dönüyoruz sonra da 7 ilmek kala
dönüyoruz.
7 ilmek _______
5 ilmek _____________
__________________

bu şekilde devam ediyoruz,

yaka kısmından 12 haroşa olduğunda (toplam 9+12=21 haroşa) kol altından
artırdığımız 3 ilmeği keserek ayırdığımız ilimeklerle birleştiriyoruz.
yine 5 ilmek kala geriye dönüyoruz. sonraki sırada 7 ilmek kala daha sonra
9 ilmek kala geri dönüyoruz,

bu şekilde devam ediyoruz,

iki kol arasında yakada 13 haroşa var yani birinci koldan sonra 13 sıra haroşadan
sonra ikinci kolu yapıyoruz. yakada 51. haroşadan sonra tıpkı ilk başladığımız
gibi 4 sıra haroşa yapıp yeleği bitiriyoruz. yakadan saydığımızda toplam 55 sıra
haroşadan oluşuyor. yakasına birit yapıp bir düğme dikiyoruz.
ben Nako akıllı turbo iple ve 5 numara şişle yaptım bu sayılarda ona göre
ayarlanmıştır. eğer önü düğmeli istersek üst üste gelecek şekilde öndeki haroşa
sayılarını artırabiliriz.



17/2/2009
11/2/2009
31/1/2009
28/1/2009
13/1/2009
İKİ FİNCAN KAHVE
Bir gün bir Felsefe profesörü, elinde birkaç kutu olduğu halde derse gelir. Ders başladığında, hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe bir mayonez kavanozunu alır ve ağzına kadar tenis topları ile doldurur ve öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar;
Öğrenciler ittifakla kavanozun dolduğunu ifade ederler. Bu sefer profesör önündeki kutulardan bir tanesinden aldığı çakıl taşlarını, çalkalayarak kavanoza döker, böylece çakıl taşları kayarak, tenis toplarının aralarındaki boşlukları doldurur ve öğrencilere tekrar kavanozun dolup dolmadığını sorar, onlar da 'evet' doldu derler, profesör bu defa masanın üzerindeki diğer kutuyu eline alır. Vee içindeki kumu yavaşça kavanoza döker.
Tabii ki kumlar da çakıl taşlarının aralarındaki boşlukları doldurur.
Ve tekrar öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar, Öğrenciler de koro halinde 'evet' derler.
Bu sefer profesör masanın altında hazır bekleyen 2 fincan kahveyi alır ve kavanoza boşaltır, Kahve de kumların arasında kalan boşlukları doldurur. Öğrenciler gülerler!
Profesör öğrencilerin gülüşünü destekleyerek 'eveet' Diyerek;
Ben 'Bu kavanozun sizin hayatınızı simgelediğini ifade etmeye çalıştım' Der.
Şöyle ki;
Bu tenis topları hayatınızdaki önemli şeylerdir; aileniz, çocuklarınız, sıhhatiniz, arkadaşlarınız ve sizin için önemli olan şeylerdir.
Diğer şeyleri kaybetseniz de, bu önemli şeyler kalır ve hayatınızı doldurur.
O çakıl taşları ise daha az önemli olan diğer şeylerdir; işiniz, eviniz, arabanız vs.
Kum ise diğer ufak tefek şeylerdir.
'Şayet Kavanoza önce kum doldurursanız...' diye, anlatmaya devam eder, 'çakıl taşlarına ve özellikle de tenis toplarına (yeterli) yer kalmaz.
Aynı şey hayatımız için de geçerlidir. Vaktinizi ve enerjinizi ufak tefek şeylere harcar, israf ederseniz, önemli şeyler için vakit kalmayacaktır. .
Dikkatinizi mutluluğunuz için önem arz Eden şeylere çevirin. Çocuklarınızla oynayın. Sağlığınıza dikkat edin. Eşinizle yemeğe çıkın. Evinizin ihtiyaçlarını karşılayın. Öncelikle tenis toplarını kavanoza yerleştirin. Öncelikleri, sıralamayı iyi bilin. Gerisi hep kumdur.
Bu Ara Bir öğrenci sorar; 'Peki, O iki fincan kahve nedir?'
Profesör gülerek: 'Bu soruyu bekliyordum, Hayatınız ne Kadar dolu olursa olsun, her zaman dostlarınız ve sevdiklerinizle bir fincan Kahve içecek kadar yer vardır !!!





































